Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/514 E. 2013/14032 K. 25.09.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 04.02.2024 00:24
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/514
KARAR NO : 2013/14032
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan ...'in, ... plaka sayılı ... marka otomobilini satmak için gazeteye ilan verdiği, ilan üzerine sanık ...'un cep telefonu ile katılanı aradığı, katılanın aracın oğlu tanık ...'de olduğunu söyleyerek oğluna ait telefonu sanığa verdiği, daha sonra sanığın tanık Kıvanç ile birlikte otomobili servise götürüp gösterdikleri, sanığın aracı beğendiğini, servisin tesbit ettiği noksanları da kabul ettiğini telefonla katılana bildirdiği, katılan ile buluştukları, arabayı babasının alacağını söyleyerek mutabık kaldıkları 46.000 TL satış parasını getirmesi için cep telefonu ile sözde babasını aradığı, babası gelinceye kadar noterde satış evrakını hazırlamaları için birlikte notere gittikleri, sözeşmeye fotoğrafı istenen katılanın noter
yakınındaki fotoğrafcıya gittiğinde, bıraktığı ruhsat ile nahtarı alan sanığın katılanın peşinden dışarı çıkarak aracı parkedildiği yerden alarak götürdüğü, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 157.maddesinde hapis ve adli para cezaları birlikte öngörüldüğü halde sadece hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.