YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5201
KARAR NO : 2012/44366
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.06.2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, zorunlu müdafiye yapılan tebliğ, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki sonuç doğurmayacağı ve geçersiz bulunan bu tebliğle sanık açısından temyiz süresi de başlamayacağından, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 21/06/2011 tarihinden sonra sanık … tarafından öğrenme üzerine yapılan 28/11/2011 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılanın aracını gazete ve internet yolu ile ilan vermek suretiyle satışa çıkardığı sanık …’ın araması ile 29000 TL’ye anlaştıkları ve katılandan diğer sanık …’e satış için vekaletname vermesini istediği, katılanın noterden sanık …’ye satış yetkisi verdiği ve vekaletnameyi oğlu … ile gönderdiği, sanık …
… ile …’un aracın parasını almak için bankaya gittikleri esnada …’u araçtan indirip kaçarak aracın parasını ödemedikleri, daha sonra aracı …’na devrettikleri, anlaşilmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.