Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/5254 E. 2014/513 K. 16.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5254
KARAR NO : 2014/513
KARAR TARİHİ : 16.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/214583
MAHKEMESİ : İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2009
NUMARASI : 2008/325 (E) ve 2009/338 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.
Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık H.. Ö..’in 01.10.1996 tarihinden 16.09.2005 tarihine kadar emekli maaşı almaya devam ettiği, ancak; emekliliğine esas Bağ-Kur hizmetine ilişkin herhangi bir kaydının bulunmamasına rağmen 1538 gün Bağ-Kur’lu olarak çalıştığına dair hizmet cetvelinin düzenlenmesi nedeni ile 19.765,37 TL haksız menfaat temin ettiği, sanığın emekli olabilmesi için gerekli evrakların Bağ-Kur İl Müdürlüğünde görevli diğer sanık M.. K.. tarafından düzenlendiğinin iddia edildiği somut olayda; sanıklar hakkında aynı olayla ilgili olarak Tokat Ağır Ceza Mahkemesine resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla, öncelikle her iki kamu davasının birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde sahtecilik dosyasının akibetinin araştırılarak onaylı suretlerinin bu dosyaya konulmasının sağlanması, yapılan işlemlerin tutanağa geçirilerek delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık M.. K..’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.