Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/572 E. 2013/14620 K. 02.10.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 12:56
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/572
KARAR NO : 2013/14620
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın ... Otomotiv isimli işyerinde satış müdürlüğü yaptığı, katılanın satın almak istediği minibüsün ... ilinden temin edilmesi hususunda katılan ile sanığın anlaştıkları, sanığın katılandan teminat olarak 32.500 TL bedelli bono aldığı, aracın tesliminin gecikmesi nedeniyle katılanın minibüsü satın almaktan vazgeçip senedinin iadesini istediğinde sanığın senedin bir başka yerde bulunduğunu söyleyerek katılanı bir müddet oyaladığı, bilahare de minibüsün temini için bir takım masraflar yaptığını 300,00 TL vermesi halinde senedi iade edeceğini söyleyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda, sanığın aşamalardaki beyanlarında katılan minibüsü satın almaktan vazgeçince senedi yırtıp attığını, katılandan bahsi geçen parayı istemediğini beyan etmesi, bu hususun aksini ortaya koyacak dosya arasında delil bulunmaması, senedin katılan aleyhine hukuki sonuç doğuracak şekilde tedavüle konulması halinde katılanın hukuki yollara başvurarak hakkını savunabileceği, kısaca taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf teşkil ettiği gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.