Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/5726 E. 2013/16725 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5726
KARAR NO : 2013/16725
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sahte olduğu iddia edilen suça konu özel belge niteliğindeki kira sözleşmesinin, sanık tarafından Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/263 esas sayılı dosyasında delil olarak kullanılması nedeniyle, suç tarihinin 09/06/2006 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kiracı olduğu işyerinde mülkiyet sahibi … ile aralarında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığı halde, 05 Ağustos 1994 tarihli sahte kira sözleşmesi düzenleyerek, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2006/263 esas sayılı dosyada görülen alacak davasında delil olarak kullanmak suretiyle, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sahte olduğu iddia edilen özel belgenin aslının elde edilemediği, fotokopi belgenin iğfal kabiliyeti bulunmadığından özel belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı, bu belgenin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada delil olarak sunulmasının hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olup, eylemin hile boyutuna ulaşmadığından dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçlardan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın aynı işyerine ilişkin 01/03/1993 kira başlangıç tarihli gerçeğe aykırı başka bir kira sözleşmesi düzenleyip Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğüne sunmak suretiyle ikinci kez özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile ilgili olarak kamu davası açılmasına rağmen, her hangi bir karar verilmemiş ise de; bu konuda mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.