YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5937
KARAR NO : 2012/39471
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, Kamu Görevlisine hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçunun konusu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz maldır. Suçta korunan hukuki yarar mülkiyettir. Suçun maddi unsurunu oluşturan hareketler seçimlik olarak sayılmıştır. Yıkılma,yalnızca taşınmazlar için söz konusu olup taşınmazın kullanış biçimine uygun bir daha kullanılmaz duruma getirilmesini; yok etme, suça konu şeyin,amacına uygun kullanılmasını ortadan kaldırmayı, kirletme ise suç konusunu kirli duruma getirmeyi,görünümünü bozmayı ve değerinde azalmaya yol açacak davranışta bulunmayı ifade eder. Suçun manevi unsuru genel kasttır. Failin,bir yarar sağlamak maksadıyla hareket etmesi şart değildir. Fail ile mağdurun anlaşmasına olanak sağlanması için soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun şikayetine tabidir. Suçun oluşması için eşyaya önemli ve hemen giderilemeyecek bir zararın verilmesi gerekir. Mala zarar verme suçunun kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında işlenmesi halinde nitelikli hali gerçekleşir.
Somut olayda; sanığın görevli polis memurlarının kimlik sorması üzerine şerefsizler, rüşvetçiler diyerek hakaret edip, ekip aracına tekme atarak hasar verdiği olayda kamu malına zarar verme ve hakaret suçlarının oluştuğuna dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, münhasıran sanığın bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisinden şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıkların aynı kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki ilgili bölümü TCK’nın “53/1-c maddesinde sayılan velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisinden koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılması” şeklinde değiştirilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.