YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/609
KARAR NO : 2013/14780
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, tefecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın eşinin ölümünden sonra kendisi ve çocukları için psikolojik destek almak amacıyla tavsiye üzerine rehber öğretmen olarak görev yapan sanık …’tan yardım almaya başladığı, katılanın evine gelip gittikçe varlıklı birisi olduğunu öğrenen sanığın, kendisi ile duygusal yakınlık kurduğu ve diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık …’in … yeri açacağını söyleyerek katılandan borç istediği, katılanın parası olmadığını söylemesi üzerine kendisine kefil olmaya ikna ettiği ve teminat karşılığı borç almak üzere sanık …’nın yanına gittikleri, borç olarak aldıkları 35 bin TL’yi sanık …’in aldığı, bu paraya karşılık katılanın faiz ve masraflara karşılık olarak 2000 TL ve 35.000 TL lik iki adet bonoyu imzaladığı, daha sonra katılanın …’taki evine ipotek konulacağı söylenerek ve buna ilişkin evraklar olduğu bildirilerek … 2.İcra Müdürlüğü’ne götürülen katılana kapora sözleşmesi adı altında evin satın alınması amacıyla 70.000 TL kapora verilmiş gibi belge imzalatıp, aleyhine icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri katılana tebliğ ettirilerek kesinleştirildiği, yine bahse konu iki adet senedin alacaklı kısmına diğer sanık …’nun adı yazılarak Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü’nden icra takibi yapıldığı, haciz ve satış talepleriyle katılana ait gayrimenkulün satışı yapılarak haksız menfaat temin edildiği somut olayda;
A)Resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarına karşı katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B)Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçu ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararları ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı, katılan vekili ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 07.09.2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde, hileli hareketlerle katılanı yanılgıya düşürüp, kamu kurumu olan icra dairesini de aracı kılarak haksız menfaat temin etmeleri karşısında, tüm eylemler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, TCK 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumu aracı kılınarak dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan beraat, tefecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.