YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/618
KARAR NO : 2012/44087
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanıkların, kendilerini dürüst ve iyi bir tacir gibi tanıtıp güven ilişkisi kurarak katılan ile arkadaş oldukları, katılanı şirkete ortak edeceklerini söyleyip para aldıkları ancak hisseleri devretmedikleri, sonrasında borçları nedeniyle bazı kişilerin peşlerinde olduğu hususunda katılanı kandırıp üzerine kayıtlı aracın satışı için …’a satış vekaleti çıkarttıkları, katılanın dolandırıldığını anlayarak vekaleti iptal ettirdiği, ancak aracın tesliminin katılana yapılmadığı iddia edilen olayda; mahkemece suçun sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilmesine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.