YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/619
KARAR NO : 2013/14755
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, eşi … ve kızı … adına çıkartılmış olan “yeşilkart sağlık karnelerinin” (sırasıyla … ve … seri no’lu) üçüncü vizelerini sahte yaptırmak ve bunların sahipleri tarafından kullanılmasını sağlamak suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
Dosya kapsamı itibariyle, aile reisi sanığın gurbette çalışır olması, eşi …’nin okur-yazar olmaması, kızları …’in ise henüz küçük olması hususları nazara alındığında; … Sağlık İl Müdürdüğü’nün 18/07/2008 tarihli hükme esas alınan cevabi yazısında “…ailenin kart alma veya devam ettirme koşullarının – SSK kayıtlarından dolayı yitirmiş oldukları – kanuni yollardan başvuru yapıldığı takdirde vize işlemlerinin yapılamayacağı…” bildirilmiş olmakla, sanık …’in SSK’ya bağlı olarak hangi tarihte çalışmaya başlamış olduğunun açıklığa kavuşturulması, aşamalardaki değişmez savunma-anlatımlarında; suça konu yeşilkartların sahte olduğu belirlenen 3. vizelerinin …-İskânevleri muhtarı tarafından yaptırılmış olabileceği ve vizelerin sahteliğini bilebilecek durumda olmadığını, zaten muhtar hakkında adli soruşturma-kovuşturma bulunduğunun söylenmesi karşısında; bu hususun araştırılıp muhtar hakkındaki soruşturma-kovuşturma dosyalarının getirtilip incelenmesi, davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin intikalinin sağlanması, adli emanete alınan yeşilkartların denetime olanak sağlanması açısından dosyada saklanması, üçüncü vizede adı geçen …’ın (memur) aynı zamanda 14/12/2007 tarihli tutanağın düzenleyicilerinden biri olduğu dikkate alınarak tanık olarak dinlenmesi ve yeşilkartların üçüncü vizelerinin sahte olduğunu nasıl anladığının sorulup öğrenilmesi, sahteliğin bilgisayar sisteminden ve fiziki koşulları itibariyle rahatlıkla anlaşılıp anlaşılamayacağının irdelenmesi,
14/12/2007 tarihli tutanakta … no’lu …’ye ait karnenin 25-32. sayfaları arasında bulunan, … no’lu …’e ait karnenin ise 18-21. sayfaları arasında bulunan reçetelerin sahte vize dönemine rastgelecek şekilde yazdırılıp kullanıldığı bildirilmekle iddia olunan haksız yararın bu sağlık işlemleri nazara alınarak hesaplanması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunu takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi
2- Kabule göre de; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 62. maddesindeki indirim oranının belirlenen birim gün sayısına tatbik edilmesi ve sonrasında aynı kanunun 52. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde de zincirleme suç hükmü uygulanırken tatbik olunan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.