Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6445 E. 2014/946 K. 22.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6445
KARAR NO : 2014/946
KARAR TARİHİ : 22.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/332677
MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2010
NUMARASI : 2009/641 (E) ve 2010/428 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık A. A..’ün temyiz talebi bulunmadığından sanıklar M.. D.., K.. B.. G.. B.. hakkında kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan İ.. T..’ın satmak üzere oto pazarına götürdüğü, sanıklar A. A.., K.. B.. ve M.. D..’in araca alıcı oldukları, temyiz talebinde bulunmayan sanık A. A..’ü cami imamı K.. B.. İ. A.. olarak tanıtıp aracı A. A..’ün kızına alacaklarını söyleyerek, satış yetkisi veren vekaletname ve vergi borcu olmadığına ilişkin belgeyle Isparta’ya gelmesini istedikleri katılanın sanıklara inanarak 18/11/2009 günü aracı ve A.. A.. adına satış vekaleti ile Isparta İline geldiği,19/11/2009 günü sanıkların müştekiyi bir eve davet ettikleri, evde sanık M.. D..’in vekalette bir yanlışlık varmı kontrol edeyim diyerek belgeyi müştekiden aldığı, sonrada çeşitli bahaneler ile sanığı oyaladıkları, kargaşaya getirip aracın ruhsatını ve arabayıda alarak notere gidip diğer sanık G.. B.. adına satış yaptıkları, katılanın şikayetçi olması üzerine aracı teslim ettikleri anlaşılan olayda sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık M.. D.. hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların suça konu aracı 20.11.2009 tarihinde iddianamede düzenlenmeden önce iade ettikleri anlaşıldığı halde sanıklar hakkında 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık G.. B.., K.. B.. müdafiileri ve sanık M. D..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.