Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6493 E. 2014/942 K. 22.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6493
KARAR NO : 2014/942
KARAR TARİHİ : 22.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2012/46272
MAHKEMESİ : Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/09/2011
NUMARASI : 2008/227 (E) ve 2011/226 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların… Turizm. San. Tic. Ltd. Şti’ye ait çek hesabından keşide ederek şikayetçi B.. Ö..’e verdikleri çekin karşılıksız çıkması üzerine, çek hesabının ait olduğu şirketin yetkilisi olan sanık İ.. G.. hakkında karşılıksız çek düzenlemek suçundan kamu davası açıldığı, suça konu çekte bulunan keşideci imzasının sanık İ.. G.. adına yapılmış ciro imzasına benzediğinin görülmesi ve katılanın kendisine çeki veren kişinin İ.. G.. olduğunu belirtmesi üzerine, sanık İ.. G.. hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 204/1 ve 53/1. maddeleri gereği ek iddianame düzenlendiği, mahkemece sanıkların dolandırıcılık eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesine uyduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiği olayda;
Sanık İ.. G..’ün… Turizm. San. Tic. Ltd. Şti. adına imza atmaya yetkili olduğunu ancak suça konu çeki keşide edip etmediğini hatırlamadığını, İ.. G.. adına imza atmadığını belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından sanıkların sözkonusu şirket adına çek düzenleme yetkileri bulunup bulunmadığı hususlarının şirket ana sözleşmesi, şirket karar defterinden araştırıp suça konu çek üzerinde keşide yazı ve imzalarının sanıklardan hangisine ait olduğu ve ciro imzasının sanık İ.. G..’e ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak elde edilecek sonuca göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık İ.. G..’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.