YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6532
KARAR NO : 2013/16871
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, katılan … ‘a ait kimlik bilgilerini kullanıp Denizli Devlet Hastanesi’nden 01/06/2009 tarih 93947 protokol no ve 10/06/2009 tarih 99824 protokol nolu iki adet sahte reçete tanzim ettirip yazılan ilaçları eczaneden almak suretiyle menfaat temin ettiği, kamu kurumu niteliğindeki SGK’yı toplam 44,39 TL zarara uğratarak; katılan … ‘ı da yeniden ilaç almasını engelleyerek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
Soruşturma aşamasında 10/06/2009 tarih 99824 protokol nolu reçeteyi imzalayan tanık doktor …’in sanığa ait nüfus cüzdanı fotokopisindeki resimden sanığı 07.06.2010 tarihli tutanakla teşhis etmesi, ancak; kovuşturma aşamasında 15.03.2011 tarihli, sanığın da hazır bulunduğu oturumda; katılanın kimliğini kullanan sanığa ilaç yazıp yazmadığını bilmediğini açıklaması, sanığın 04.06.2010 tarihli kolluk ifadesinde; her iki reçetedeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, atılı suçu kabul etmediğini beyan etmesi; mahkemede 18.01.2011 tarihli oturumda yaptığı savunmada ise 10.06.2009 tarih ve 99824 nolu doktor … tarafından yazılmış reçete arkasındaki her iki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak; 01.06.2009 tarihli doktor … tarafından yazılmış reçete arkasındaki imzanın ise kendisine ait olmadığını açıklaması karşısında beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin ve katılan … ‘ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.