YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6917
KARAR NO : 2013/17019
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan … ile katılanın asker arkadaşı oldukları, sanığın telefonda bir sırrının olduğunu, elinden çıkartamadığı tarihi eser niteliğinde altınlar bulunduğunu, bu altınları ucuz fiyata vereceğini söylediği, bu duruma inanan katılanın Adıyaman’dan Edremit’e gelerek sanık ile buluştuğu, sanık …’in yanında teyzesinin oğlu olarak tanıttığı diğer sanık … ile birlikte beyaz bir poşet içerisindegösterdiği altınların toplam 2600 adet olduğunu söyledikleri, katılanın altınlardan birisini kontrol ederek gerçek olduğunu anlaması üzerine pazarlık yaptıkları, 30.000,00 TL karşılığı altınların satışı konusunda anlaşmaları üzerine katılanın Adıyaman’a dönüp babası ile birlikte geri geldiği, terminalde sanık …’in katılanı karşılayıp bir çay bahçesine götürdüğü, yanlarına sanık … ‘nun da geldiği, bir süre sonra katılanı bir evin önüne götürüp teyzesinin evi olduğunu söylediği, sanık …’in parayı alarak yanlarından ayrıldığı bir süre sonra diğer sanık …’in de sanık …’e bakma bahanesi ile ortadan kaybolduğu somut olayda; katılanın sanık …’i fotoğraflarından teşhis etmesi, tanık …’ın beyanları karşısında sanıkların amaç ve fikir birliği içerisinde hareket ederek katılanı kandırıp parasını aldıkları sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan … hakkında 29.01.2007 tarihli celsede katılma kararı verilmesine rağmen karar başlığında müşteki olarak belirtilmesi, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasında uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.