YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6929
KARAR NO : 2014/664
KARAR TARİHİ : 20.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/235904
MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/09/2009
NUMARASI : 2009/61 (E) ve 2009/1007 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın 14.11.2007 ile 31.01.2008 tarihleri arasında, katılanın yetkilisi olduğu … Otomobilcilik San. ve Tic. A.Ş.’de satış ve pazarlama elemanı olarak görev yaptığı, aynı dönem içinde yine katılanın ortağı ve yetkilisi olduğu …. Otomotiv Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına da müşterilerinden tahsilât yaptığı, sanığın müşterilerden tahsil ettiği toplam 4430,30 TL parayı katılana vermeyerek mal edindiği olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, mahkemenin cezanın ertelenmemesine yönelik gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerekir. Sanığın adli sicil özetinde sabıkasının bulunmadığının belirlendiği, yargılama sürecindeki iyi hali gözlenip pişmanlığı nedeniyle hakkında takdiri indirim uygulandığı halde tecil için pişmanlık yönünde kanaatin oluşması yeterli iken “sanığın bir daha suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat oluşmadığı” yönünde yasal ve yerinde olmayan çelişkili gerekçe ile ertelenmeye yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.