Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6936 E. 2014/663 K. 20.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6936
KARAR NO : 2014/663
KARAR TARİHİ : 20.01.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/389424
MAHKEMESİ : Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2011
NUMARASI : 2010/279 (E) ve 2011/106 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, çocuğu olan Diyar Gökara’yı fiilen çalışmadığı halde kendisine ait güzellik salonunda çalışıyor gibi gösterip kızının sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağladığı, sanığın kızının sigortalı gösterildiği dönemlerde yurt dışında yaşadığının tespit edildiği, katılan kurumunun bu nedenle zarara uğradığı olayda,
Sigortalının sanığın kızı olduğu, sanığa ait gerçekte var olan işyerinde çalıştığından bahisle 19.05.2004 tarihinde sigortalı olarak gösterildiği, 31.03.2010 tarihine kadar sigorta primlerinin sanık tarafından düzenli ödendiği, kuruma verilen evraklarda usulsüzlük bulunmadığı, sanığın kurum yetkililerinin rutin kontrolü sırasında kızının yurtdışında olduğunu beyan ettiği, sanığın kızı olan Diyar’ın kaydı yapıldıktan sonra 29.08.2004 tarihinde yurt dışına çıktığı ve dönemler halinde gidip geldiğinin anlaşılması ve sigortalı yapıldığı 2004 yılından 2010 yılına kadar yalnızca iki kez olmak üzere toplamda 88 TL sağlık yardımından yararlandığının anlaşılması karşısında unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraatı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirleneceği gözetilmeksizin, gün para cezası yerine doğrudan zarar miktarının iki katı esas alınarak temel cezanın belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.