Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7166 E. 2013/18131 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7166
KARAR NO : 2013/18131
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, teyzesinin kızı olduğu söylenen tanık Ayşe ile aynı okuldan öğrenci arkadaşı olan katılana bir kavazonu adli emanete alınan “zayıflatıcı gıda (ilaç)” mahiyetindeki karışımı sözlü anlaşmaları gereği iki kavanoz olarak satıp elden belli miktar parayı alarak, bu karışımın bir kavanozunu kullanmasına rağmen beklenen olumlu faydayı görmediğini ileri süren Kamile’nin aleyhine kendisi lehine haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu tavsif olunan somut olayda;
Katılanın babası tanık-…’nın 14/09/2005 tarihli şikayet dilekçesi ve ifadesinde; polise incelenmesi için teslim edip aynı tarihli zapt etme tutanağı ile Cumhuriyet savcısının talimatı ile adli emanete alınmak üzere gönderilen ve 2005/4700 sırada kaydı yapılan cam kavanoz içindeki karışımın analizi hususunda soruşturma işlemi yapılıp yapılmadığının Cumhuriyet Başsavcılığından sorulması, yapılmış ise raporunun dosyaya intikalinin sağlanması aksi halde; karışımın analizinin yaptırılması, katılanın 14/09/2005 tarihli ifadesindeki “…uydurma ilaç
olduğunu….öğrendim.” şeklindeki anlatımı üzerinde durularak, bu durumu “kimden, nasıl, ne şekilde öğrendiğinin” açıklığa kavuşturulması, sanığın ilişki içinde olduğu sosyal çevresinde iddia olunan şekilde faaliyetlerinin bulunup bulunmadığı konusunda güvenlik güçlerince araştırma yapılması ve sonuçlarının bir tutanağa bağlanmasının istenmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının tayin ile takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.