YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7235
KARAR NO : 2012/41380
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Karşılıksız Yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören müşteki kurumun usulüne uygun olarak davadan haberdan edildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, telefon hattında dışarıdan müdahale edilerek rızası dışında yararlanılan müştekinin telefon dağıtım kutusunun bulunduğu adresin ikinci katında oturduğu, penceresinin 50 cm yakınından geçen telefon hattının kablosunun kesici bir aletle sıyrılarak saplama girilmek kaydıyla kaçak kullanıma müsait duruma getirildiğinin anlaşıldığı ve bu nedenle sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğu somut olayda; mahallinde keşif yapılarak telefon hattına saplama yapılan yerde sanığın ikametgahı dışında başka surette bir müdahale imkanı olup olmadığı bilirkişi vasıtasıyla araştırıldıktan sonra, müştekiye ait hattın suç tarihi itibariyle ayrıntılı görüşme dökümanı getirtilerek, aranan numaralar tespit edilip, bu numaraların sanık ile bir bağlantılarının bulunup bulunmadığı, gerektiğinde ilgili hattı kullanan şahısların da beyanına başvurulup tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.