Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/728 E. 2012/32286 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/728
KARAR NO : 2012/32286
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ün, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1, 3/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri uyarınca 3.911,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2010 tarihli ve 2009/567 esas, 2010/272 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/10/2011 gün ve 2011/12824/52787 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2012 gün ve 2011/366305 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/b-4. maddesinde yer alan “Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225’inci maddesi uygulanabilir.” şeklindeki düzenlemeye, 20/12/2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nda yer verilmemiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 03.02.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı “Çek Kanununda Değişik Yapılmasına Dair Kanun” ile 5941 sayılı “Çek Kanunu” değiştirilerek, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahallinde yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2010 gün ve 2009/567 esas 2010/282 sayılı kararın CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.