Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7356 E. 2014/1500 K. 29.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7356
KARAR NO : 2014/1500
KARAR TARİHİ : 29.01.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/335695
MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/05/2011
NUMARASI : 2010/291 (E) ve 2011/304 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan G.. A…’nin Bandırma acentası olan sanığın, katılan şirket adına ve hesabına tahsil etmiş olduğu toplam 14.326,21 TL prim bedelini katılan firma hesabına yatırmayıp mal edilmekten ibaret eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Katılan vekili tarafından sunulan 08.06.2011 havale tarihli dilekçe ile sanık tarafından şirket zararının karşılanması nedeniyle şikayetten vazgeçtiği bildirlmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından sanığın hangi tarih itibariyle katılanın zararını karşıladığı ayrıca icra takibi sonunda zararın karşılanıp karşılanmadığı hususları belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2-5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında mahkum olunan ceza süresinden az olmamak şartıyla denetim süresi öngörüleceği gözetilmeden mahkum olunan ceza süresinin 1 yıl 15 gün olduğu halde denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.