YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7390
KARAR NO : 2012/40337
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ye verilen cezanın nevi ve miktarına göre müdafiinin ve yasal süresi içinde talepte bulunmayan sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 Sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 318.maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıkların her mağdurun iş alanına göre farklılık arzeden ihaleler için belgeler kullanmaları nedeniyle, sahtecilik suçu yönünden her defasında yeni suç işlemek kastıyla hareket ettikleri kabul edilerek sahtecilik suçunun mağdur sayısınca oluştuğu ve her mağdura yönelik TCK’nun 43.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ve …’ün yanlarına istihbaratçı albay olarak tanıttıkları emekli subay olan sanık …’u da alarak, TSK’nin ihtiyacı olan malzemelerin alımlarında yetkili kurumlarda çalışan ve zaman zaman isimlerini verdikleri görevlilerle ilişki içinde oldukları yönünde söz, beyan ve davranışlarda bulunarak bitkisel ürünlerin pazarlamasını yapan katılanların, açılan ihalelere katılma işlemlerini takip edecekleri, işlerini gördürecekleri vaadiyle ihale işlemleri için ödenmesi gereken paralar adı altında para alıp menfaat temin ettikleri bu paraların ihale için yatırıldığı yönünde katılanların ikna edilebilmeleri ve elde edilmesi amaçlanan toplam menfaate ulaşmak için bu aşamaya kadar şüphe uyandırmamak amacıyla hazırladıkları sahte ihale belgelerini değişik zamanlarda aldıkları paralar karşılığında katılanlara verdikleri, bu belgelerdeki imzaların bilirkişinin 15.03.2011 tarihli raporuna göre tamamen sahte olarak oluşturulduğu, başka yerden monte edilerek imzalandığı, imzaların kalem kullanılarak kağıt üzerine direkt atılmadığı ve iğfal kabiliyetine haiz olduğu, Milli Savunma Bakanlığının 28 Şubat 2011 tarihli yazılarına göre de söz konusu belgelerin askeri birimlere ait olmadığı ve tamamen sahte olarak hazırlandığının bildirildiği, sanıkların bu şekilde Katılan … ‘dan toplam 106.700 TL teminat bedeli yada memurlara verilecek bahşiş,masraf, gibi beyan ettikleri parayı aldıkları, katılan … Gıda Medikura Ltd.Şti.yetkilisi… … avans kabilinden ödemelerin kolaylaşacağından bahisle çeşitli tarihlerde toplam 60.000 TL.yi aldıkları,katılan RC Farma şirketi yetkilisi … ile’de irtibata geçip aynı hileli davranışlarla 10.000 TL aldıkları, Son olarak …Sağlık Hizmetleri Şirketi Yetkilisi katılan …’den de çeşitli tarihlerde toplam 40.000TL.parayı alıp mal edindikleri somut olayda, mahkemece sanıkların eylemlerinin resmi belgede sahtecilik ve kamu görevlileri ile ilişkileri olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve kamu kurum ve kuruluşlarına ait sahte belgeleri göstererek kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ayrıca sanık …’un emekli subay olduğu halde albay kıyafeti giyerek katılanlarla buluştuğu onlara kendisini istihbaratçı albay olarak tanıttığı veya bu şekilde tanıtılmasına göz yumduğu ve bundan faydalanarak dolandırıcılık suçunu işlemek şeklindeki eyleminin, bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giymek suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ve müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.