YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7411
KARAR NO : 2013/17973
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Temyize gelmeyen sanık … …’in, diğer sanık … adına kayıtlı … plakalı aracın satışı konusunda gazeteye ilan verdiği, katılanın, ilandaki numarayla …’i aradığı, ilana konu satılık aracı gördüğü ve aracın satışı konusunda … ile haricen sözlü anlaşma sağladıkları, bu görüşme sırasında katılanın, …’e 100 TL kaparo ücreti ve 5.000 TL satışa karşılık ücret verdiği, daha sonraki buluşmalarında ise katılanın, … …’den aracı satın almasına yönelik kredi çekeceğini bu nedenle aracın ruhsat bilgilerinin vermesini istemesi üzerine … …’in, aracın eniştesi olan sanık … adına kayıtlı olduğunu ve satışın gerçekleşmeyeceğini katılana
söylemesi üzerine; katılanın, verdiği parayı … …’den istediği, …’in buna karşılık senet verdiği, ancak; senedi de ödemediği olayda; sanık …’nın, katılanla ilişki kurmadığı, suça konu araca sadece resmi olarak sahip olduğu, aracı fiilen kullanan ve asıl eylemi gerçekleştiren kişinin temyize gelmeyen sanık … olduğu, sanığın …’in eylemine iştirak ettiğine dair yeterli delil elde edilemediğinden bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.