Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7440 E. 2013/17870 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7440
KARAR NO : 2013/17870
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun madde 14 de, tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124 de
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55-Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır.Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Somut olayda; sanıklardan …’ın … Ticaret Sicil Memurluğununda kayıtlı yaş meyve-sebze ticareti ile uğraşan bir tacir olduğu, … ilçesinde üzüm alımı ticareti yaptığı, diğer sanık …’in ise sanık …’ın yanında çalıştığı, sanık …’ın şikayetçilerin üzümlerini satmak yönündeki zorunluluğu dikkate alarak ve bu konuda üzüm meyvesini çabuk bozulan bir meyve türü olduğunu gözeterek üzüm bağı olan şikayetçiler ile irtibata geçtiği, bir kısım şikayetçelere bir miktar peşin para verip bir hafta sonra geri kalanını ödeyeceğini söyleyerek, bir kısım şikayetçiler ile peşin para vereceği vaadiyle hile ile kandırıp hiç ödeme yapmaksızın şikayetçilere ait üzümleri alıp götürdüğü, …’li olan sanık …’in sanık …’ın suçuna onun yanında bulunup suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunup icrasını kolaylaştırdığı iddia olunan olayda, üretici durumunda bulunan şikayetçilerin bağlarında bulunan yaş üzümlerinin olgunlaşması sonrasında … ilçesinden olan ve üzümün cinsi ve kalitesi ile alışverişe esas olacak diğer özellikleri konusunda bu işten anlayan …’in bağlarına bakması ve sonrasında şikayetçilerin birim fiyat ve toplam bedel konusunda Ali Arslan ile anlaşmaları ve akabinde Ali Arslan’ın üretici
durumunda bulunan şikayetçilerin üzüm teslimini yapmalarına rağmen, işlerinin bozulması dolayısıyla üzüm bedelini ödeme borcunu yerine getirmediği, sanık …’ın eyleminin kurulan bir sözleşmeden dolayı borcu yerine getirmemek olarak nitelenebileceği sanık … ise hileli hareketlerle alışverişin yapılmasını sağlayacak herhangi bir eyleminin bulunmadığı gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi