Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/754 E. 2013/13796 K. 23.09.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 19:04
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/754
KARAR NO : 2013/13796
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçinin, arkadaşı olan sanığın aracına kendisine ait televizyon ve ses sistemlerini koyarak birlikte ... ilçesine gitmek üzere yola çıktıkları, o yöne doğru gittikleri esnada sanığın, acilen .. ilçesine gitmesi gerektiğini belirterek şikayetçiyi ... yol ayrımında indirip eşyaları daha sonra vereceğini söylemek suretiyle şikayetçinin yanından ayrıldığı, ancak buna rağmen eşyaları şikayetçiye iade etmeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, şikayetçiye ait televizyon, ses sistemleri ve DVD’yi emanet olarak almasına rağmen geri vermediğinin iddia edilmesi, sanığın savunmasında eşyaları şikayetçinin evine götürdüğünü belirtmesine rağmen, daha sonraki beyanında eşyaların şikayetçi tarafından Alpaslan Yatı’ya satıldığını belirterek çelişkiye düşmesi nedeniyle, şikayetçi ile sanığın anlatımlarından konuya ilişkin bilgi ve görgüsünün bulunduğu anlaşılan Alpaslan Yatı’nın tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerektiği, mahkemece de bu kişinin tanık sıfatıyla
dinlenilmesine karar verilmesine ve buna ilişkin ara karardan vazgeçilmemesine rağmen, ...’nın tanık sıfatıyla beyanına başvurulmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.