YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7745
KARAR NO : 2012/41988
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, olası kastla basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’ın suç tarihinde şikayetçi Hatice’nin evine taş atarak kapı camını kırdığı ve kırılan cam parçasının şikayetçinin elini keserek onu “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede” yaraladığı, bu nedenle mala zarar verme ve basit kasten yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, sübuta yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık tarafından atıldığı iddia olunan taşın katılanın camını kırdığı ve evin içerisinde bulunan mağduru yaraladığı, bu nedenle bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanığın hukuki durumunun TCK’nın 44.maddesi uyarınca farklı nevi’den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve sadece yaptırımı ağır olan suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanığın, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve suçun işlendiği tarihte 65 yaşını doldurmuş olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 50/3.maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.