YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7805
KARAR NO : 2012/41708
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın belediyeden dükkan kiralamak istediğini yetkililere beyan ettiği ancak olumlu yanıt alamaması nedeniyle mülkiyeti belediyeye ait olan dükkanların bulunduğu yere gidip dükkanların duvarlarını yıktığı, camlarını, kapı kilitlerini ve 6 adet kepenk kilitlerini kırdığı anlaşılmakla mahkemece kamu malına zarar verme suçunu oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Kamu malına zarar vermek suçundan 10 ay hapis cezasının şarta bağlı olarak 11/12/2009 tarih 2009/736E.2009/939K. sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, 03/01/2010 tarihinde yeniden suç işlemesi ve denetim süresi içerisinde ödeme şartını yerine getiremediği nedeniyle yargılamaya devam edilerek hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, CMK.nun 231/11.maddesi uyarınca, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 50, 51.maddelerinin uygulanmasında kanuni engel bulunmadığı gözetilmeden, yasa maddesinin yanlış yorumlanmak suretiyle bu hususlar irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.