Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7997 E. 2014/1578 K. 30.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7997
KARAR NO : 2014/1578
KARAR TARİHİ : 30.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur …’nün, Tokat ilinde faaliyet gösteren … Petrol isimli akaryakıt istasyonu karşısında bulunan bahçesini satmak istediği, müşterilerin kendisine ulaşmasını sağlamak amacıyla da söz konusu bahçenin yola bakan kısmına adına kayıtlı olan telefon numarasını yazdığı, sanığın bu çerçevede mağdur ile irtibat kurup bahçeyi satın almak istediğini söylediği ve bu konuyu konuşmak için mağdura buluşma teklifinde bulunduğu, mağdurun da kabul etmesi üzerine sanığın yanında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bu nedenle evrakı tefrik edilen diğer fail olduğu halde mağdur ile birlikte bir lokantada buluştuğu, sanığın burada kendisini … olarak tanıtıp doktor olduğunu söylediği, diğer failin de kendisini … olarak tanıtıp Almancı olduğunu belirttiği, akabinde birlikte yemek yedikten sonra yapılan pazarlık sonucunda mağdura ait bahçenin 550.000TL’ye satılması hususunda anlaştıkları, daha sonra sanığın yanında bulunan ve kendini … olarak tanıtan şahsın ellerinde nakit para olmadığını, fakat elmas bulunduğunu söyleyerek cebinden bir kese çıkardığı ve içinde bulunan bir takım parlak taşları mağdura gösterip bunları nakde çevirmek için para lazım diyerek mağdurdan 10.000 TL para istediği, mağdurun da bu teklifi kabul edip kuyumcular çarşısına giderek burada bulunan arkadaşından belirtilen miktar parayı alıp sanık …’e verdiği, akabinde sanığın yanında bulunan ve kendini … olarak tanıtan kişinin bankaya giderek işlemleri başlatacağını beyan edip mağdura pastahanede beklemesini söylediği, bu esnada sanığın da namaz kılıp geleceğini belirtip mağdurun yanından ayrıldığı, bir müddet pastahanede bekleyen mağdurun durumdan şüphelenmesi üzerine sanık ile yanında bulunan kişiyi cep telefonundan aradığı ancak ulaşamadığı, bu şekilde sanığın haksız menfaat sağladığının iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.01.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.