YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8070
KARAR NO : 2013/18341
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, Sanık sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Somut olayda; sanığın, …’de faaliyet gösteren … Gıda İnşaat Kimya İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait olan … plakalı araçla …’den çevre yolunu takiben …’e seyir halinde iken taşocakları mevkiine geldiğinde aracının kaza yaptığını belirtip durumu trafik görevlilerine bildirdiği, olay yerine giden trafik görevlileri ile … İlçe Jandarma görevlilerinin yaptıkları tespitte araçtaki hasarın başka yerde oluştuğu yönünde tutanak tutulduğu, olayda; kazanın olay yerinde gerçekleşmiş olamayacağı, başka bir yerde yapıldığı hususunun trafik kaza tespit tutanağı, olay yeri görgü tespit tutanağı ve bilirkişi beyanında belirtildiği, sanığın 25/07/2008 tarihli duruşmada, çektiği fotoğraflarla sigortaya başvurduğunu, eksperin rapor tuttuğunu ve belli bir miktarın hesabına yatırıldığını ancak bankanın bloke koydurması nedeniyle çekemediğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için ilgili sigorta şirketine tebligat çıkarılmak suretiyle davadan haberdar edilerek davaya yönelik beyanı alındıktan ve sanığın sigortaya yaptığı başvuruya ilişkin evraklar getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/11/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.