YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/812
KARAR NO : 2013/14614
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’ın, internet ortamında “…sahibinden.com…” adlı sitede laptobunu satmak için ilan verdiği, suça sürüklenen çocuğun da ilanı görerek alıcı olduğu, telefonla görüşen suça sürüklenen çocuk ile şikayetcinin 4.000 TL satış bedeli konusunda anlaştıkları ve şikayetçi …’nün arkadaşı … vasıtasıyla MNG Kargo Şirketi’nin … şubesine bilgisayarı teslim ettiği, suça sürüklenen çocuğun satış bedelini şikayetçinin banka hesabına yatırmadan ve bilgisayarın adresine gelmesini beklemeden …’ndaki kargo şirketine giderek acelesi olduğunu söyleyip bilgisayarı almak ve bedelini vermemek suretiyle şikayetçiyi dolandırdığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun hapis cezası yanında adli para cezası ile de cezalandırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan müdafii ücretinin çocuktan alınmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.