YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8164
KARAR NO : 2014/1182
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ( değişen suç vasfına göre basit dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılan …ın, kendisine ait olan … plakalı traktörünü satmak amacıyla üzerine satılıktır şeklinde astığı yazıyı gören ve kendisini … olarak tanıtan sanık … ile tüm aramalara rağmen bulunamadığından dosyası tefrik edilen sanık Mehmet Kocaman’ın, söz konusu traktörü satın almak istediklerini belirterek katılan … traktörünü kendisi adına satmasını istediği diğer katılan … ile görüşerek pazarlık yaptıkları ve kendisini … olarak tanıtan sanık …’nun ve temyiz dışı sanık …’ın katılan … ile satış sözleşmesi düzenledikten sonra traktörü teslim alarak, karşlığında da katılanlara, 16.11.2005 keşide tarihli, 8900 TL bedelli ve hamiline düzenlenen çeki verdikleri, katılanların, çeki tahsil etmek amacıyla bankaya ibraz ettiklerinde, söz konusu çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanık …
…’nun, dosyası tefrik edilen diğer sanık ile birlikte üzerine atılı olan suçları işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanların aşamalardaki beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte katılana ait traktörü satın alma hususunda kendisini farklı bir kimlikle tanıtarak katılanlar ile pazarlık yaptıktan sonra sahte olduğu anlaşılan çeki vermek suretiyle haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit olan eylemlerinin, özel belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık suçlarını oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde; dolandırıcılık suçunun yaptırımının ” bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ” olarak gösterilmesi karşısında; sanık hakkında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.