YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8215
KARAR NO : 2013/18368
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılan …’un yetkilisi bulunduğu… Mağazaları A.Ş’de bölge sorumlusu olarak çalıştığı tarihlerde evrak arasında bulunan gider pusulaları ve sevk irsaliyelerini sahte olarak düzenleyip kullanmak suretiyle menfaat temin ettiği, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; tanık …’ın beyanlarında, mağazada eksiklik bulunmamasına rağmen sanığın kendisi yerine 240,00 TL’lik ürünün olmadığına dair sevk irsaliyesi düzenlediğini belirtmesi, aynı şekilde diğer tanıkların ürün iadeleri ile sevk irsaliyelerinin düzenlenmesinde usulsüzlük olduğunu beyan etmeleri karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması maksadıyla sanık tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı iddia edilen işlemlere dair tüm belgeler ile katılan şirketin ilgili şubelerine ait defter ve kayıtlar ile çalışanların görev ve yetkilerini belirtir tüm talimatname vb. belgelerin getirtilerek, marketlerin işleyiş ve denetim usulleri konusunda iki uzman
ve bir hesap bilirkişisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kuruluna dosyanın örneği ile birlikte tevdii edilip iddialara dair rapor aldırılarak, katılan şirketinin zararının bulunup bulunmadığının da tespitinden sonra, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, mahkemenin ulaştığı sonuçları, iddia, savunma ve tanık anlatımları çerçevesinde açık olarak gerekçeye yansıtması suretiyle, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.