Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8313 E. 2013/17945 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8313
KARAR NO : 2013/17945
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanık … hakkında verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 17.04.2012 gün ve 2011/168 E – 2011/406 K sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve mağdurlar … …, …, …, …’a karşı işlediği nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin
şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanıkların ulusal çapta yayın yapan gazetelerden bazılarına “A Kalite … Denizcilik, Gemilerde Çalışacak Vasıflı-Vasıfsız Elemanlar Alınacaktır, Gemi Adamı Cüzdanı Çıkartılır, Kendi Bünyemizde Okulumuz Mevcuttur, Konaklama Bize Aittir” ibareli ilanlar vererek irtibat numaralarını da aynı ilanlarda belirttikleri, sanıkların belirttikleri firmanın esasen gemiadamı kursu açmaya ve ruhsat çıkarmaya yetkilerinin bulunmadığı, ilan içeriği ile ilgilenen ve irtibat numaralarından sanıklara ulaşan mağdurların bir kısmının sanıkların kısa süre önce kiraladıkları işyerlerine giderek bir kısmının ise sanıkların yanında çalışan tanık … … ile telefonda görüşerek konu ile ilgili bilgi aldıkları, sanıkların ve durumdan habersiz olan tanık …’un mağdurlara gemiadamı ruhsatı çıkaracaklarını söyleyerek aldatıp muhtelif miktarlarda masraf adı altında para aldıkları olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a karşı işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik eylemleri ile ilgili olarak, dosya arasında sanığın mağdurların zararını pişmanlık göstererek giderdiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı halde hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanarak cezasından indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesindeki “Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile
kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hüküm fıkrasının “F, G, H, I, J, K, L” bentlerinde 5237 sayılı TCK’nın 168/2 maddesinin uygulanması esnasında ve hüküm fıkrasının “M ve N” bentlerinde anılan yasanın 35/2 maddesinin uygulanması esnasında, TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca gün karşılığı olarak belirlenen miktarın adli para cezasına çevrildikten sonra indirim yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının anılan bentlerindeki “50,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “2 gün karşılığı 40,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.