YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8562
KARAR NO : 2013/18079
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
Somut Olayda; sanığın … Metal San.ve İnş. Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olan katılan …’nu arayarak kendisini … ismiyle … İnş. AŞ’nin yetkilisi olarak tanıtıp sac malzemesi almak istediğini söylediği ve alacağı mallara karşılık olarak vereceği Akbank Ulus Şubesine ait keşidecisi … İnş. Tic. AŞ olan 20.11.2008 keşide tarihli 140.000 TL bedelli ve … isimli şirketin emrine düzenlenmiş çek ile … Bank … şubesine ait keşidecisi … isimli şirket olan 25.11.2008 keşide tarihli 70.000 TL bedelli çekleri faksladığı ve katılan tarafından çekler bankadan incelettirildiğinde 70.000 TL bedelli çekin keşidecisinin büyük bir firma olduğunun söylemesi üzerine kendi kamyonları ile sipariş verilen 54 ton sac malzemesini İstanbul ili … Org. San. Bölgesi demirciler sitesine gönderdiği ve malları götüren kamyon şoförleri tanıklar … ile …‘in malları sanık tarafından gösterilen boş bir dükkanın önüne indirdikten sonra malların bedeli olarak verilen … Bank … şubesine ait 25.11.2008 keşide tarihli keşidecileri … İnş Tur. Pertol Ür. Ot. San. Tic. AŞ olan 0462693 seri nolu 70.000 YTL bedelli ve 0462695 seri nolu 25.000 YTL bedelli 2 adet çeki alarak geri döndükleri ve çekleri katılan …‘na teslim ettikleri, daha sonra malların faturalarının diğer katılan …’nun yetkilisi olduğu … isimli şirkete gönderildiğinde böyle bir alışverişin olmadığının bildirilmesi, ve çeklerin sahte olduğunun söylenmesi üzerine katılan … tarafından çeklerin bankaya ibraz edildiğinde de sahte olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine yapılan şikayet
sonucu 10.09.2008 tarihinde sanık …’un işyeri olarak kullandığı iş hanında yapılan aramada sanığın kendisini … olarak tanıtıp kendi fotoğrafının yapıştırılmış olduğu nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmakla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.