Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8626 E. 2014/2297 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8626
KARAR NO : 2014/2297
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suç tarihinde gece vardiyasında çalışan sanıkların, irsaliyesi kesilmiş olan ve Vestel Hing-End fabrikasından, Vestel Elektronik fabrikasına götürülmesi gereken televizyonları mal edinmek amacıyla fikir ve irade birliği içerisinde hareket ettikleri, bu kapsamda sanık …’nun 5 adet Vestel marka, LCD 42 inc 106 ekran televizyonu alarak, Manisa’da bulunan evine götürdüğü, durumun işyeri güvenlik elemanlarınca şikâyetçiye bildirilmesi üzerine, şikâyetçinin Jandarma’ya müracaat ettiği, Jandarma tarafından yapılan soruşturma neticesinde, söz konusu 5 adet LCD televizyonun sanık …’nun belirttiği yerden kardeşi tarafından alınarak işyeri yetkilisi olan şikâyetçiye teslim edildiğinin iddia olunduğu olayda;
1-Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan 83 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den paraya çevrilmesi esnasında hesap hatası yapılarak 1.660,00 TL yerine 2.000,00 TL’ye hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümündeki “1.860,00 TL” ibaresinin “1.660,00 TL” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oybirliği ile
2-Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, sanık …’i aradığında televizyonları hala teslim etmediğini öğrendiğinde ona derhal yerine götürmesi için emir verdiğini, teslimatın yapıldığını düşünürken güvenliğin kendisini sabah saatlerinde arayarak diğer sanığın televizyonlarla çıkıp geri dönmediğini bildirdiğinde olaydan haberinin olduğunu, güvenlikle olan görüşmelerinden sonra …’e onu savunabilmesi için kendisine ve güvenliğe söylediklerinin aynı olması gerektiğini belirten mesaj attığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, olayın gece saat 04:00 civarlarında meydana gelmesine karşın, sözü edilen mesajların saat 06:04 ile 6:13 arasında çekilmiş olması nedeniyle bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oyçokluğu ile 10.02.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY :
Sanıkların, Vestel Hing-End fabrikasından Vestel Elektronik fabrikasına götürülmesi gereken televizyonları fikir ve eylem birliği içerisinde mal edindikleri iddiası üzerine, güveni kötüye kullanma suçundan açılan dava sonucunda her iki sanığın Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından mahkumiyetine karar verilmiştir. Dosyayı inceleyen
15. Ceza Dairesi sanık … hakkında suçun sübuta erdiğini oy birliği ile kabul etmesine rağmen, sanık …’in beraat etmesi gerektiği düşüncesiyle hakkındaki mahkûmiyet kararını oy çokluğu ile bozmuştur.
Sanık …; “…’ya telefon açarak, araçla gelip beni almasını istedim. Gecikince depoya yürüyerek gittim. …’nun orada olmadığını görünce kendisini telefonla aradığımda bana; “kız arkadaşını görmek için merkez fabrikaya gitmek üzere olduğunu ve araçta televizyonlar bulunduğunu” söyledi. “Hatalı olduğunu ve ondan geri dönmesini istedim. Elektronik fabrikaya girdiği sırada durum fark edilip zora düşünce beni aradı. Televizyonları geri getirdiğine inanarak “aldım ve geri bıraktım” demesi için mesaj attım.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık … ise; “televizyonları kontrol için diğer fabrikaya götürmeyi, benden üst amirim olan … istedi. Yolda giderken telefon açarak “araçtaki televizyonları evime götürmemi istedi. Hatta “kimin evine?” diye sorduğumda “senin evine” şeklinde cevap verdi. Ben de çalışanlara satılacak televizyon sanarak evime götürdüm.” Şeklinde savunmada bulunmaktadır.
Görüldüğü gibi, sanık … , sanık …’in emri ile televizyonları fabrika dışına çıkardığını söylemesine karşın; sanık …’in, sanık …’i korumak için beyhude bir çaba sarfettiği olduğu görülmektedir.
İki sanık arasında olay öncesi ve akabinde mesajlaşmalar ve telefon görüşmeleri olduğu da dikkat çekmektedir. Sanık …, aralarında geçen telefon trafiğine teviller getirmeye çalışsa da; …’nun telefonuna 06:13’te gönderdiği, “işi detaylı bilm anl.cls slma.dgl konuşulan aynı olsun aldım bıraktım. Tamam. Devam et?”, 06:04’te gönderdiği “he sevk aldım de. Kesiliydi de. Devam et.” Şeklindeki mesajlara masum ve inandırıcı bir açıklama getiremediği gibi, bu mesajları kendi telefonundan derhal silmiş olması da geride delil bırakmak istemediğini göstermektedir.
Sonuç olarak; sanık … hakkında sübut bulan mala zarar verme suçu ile ilgili mahkûmiyet kararının onanması yerine bozulmasına dair çoğunluk kararına muhalifim.