Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8682 E. 2013/20392 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8682
KARAR NO : 2013/20392
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanık …’in, trafikte diğer sanık … adına kayıtlı olup, suç tarihinde fiilen kendisi tarafından işletilen 34 VBA 93 plaka sayılı kamyon ile İzmir’den Ankara’ya sevk edilmek üzere 10/03/2007 tarihinde teslim aldığı ticari emtia ile 11/03/2007 tarihinde pazar günü saat 03:00 sıralarında Ankara’ya geldiği, teslimat yapacağı deponun kapalı olması nedeniyle kamyonu yüklü vaziyette Eryaman’da evinin önüne park ettiği, pazartesi günü 12/03/2007 tarihinde saat 07:30 sıralarında kamyonunun başına geldiğinde kamyonunun yerinde olmadığını görerek karakola hırsızlık ihbarında bulunduğu, kamyonun aynı gün boş bir arsa içerisinde üzerindeki yükü çalınmış ve kamyona zarar verilmiş halde bulunduğu iddia olunan olayda,
1)Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık, suça konu kamyonun kayden maliki olup 2007 yılı Ocak ayı içerisinde kamyonu haricen tanık … …’a sattığını beyan etmiş olup, tanığın da beyanlarında bu hususu doğrulamış olması, diğer sanık … ile işbirliği içerisinde hareket ettiğine dair delil bulunmaması karşısında mahkemece sanığın beraatına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Mahkemece “şüpheden sanık yararlanır ilkesi” uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş ise de, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanık …’in nakliye amaçlı olarak aldığı malları teslim etmesi gereken Migros T.A.Ş Ankara Deposu’nun 11.03.2007 tarihi itibariyle açık olup olmadığının, mal kabulü yapıp yapmadığının, buraya o tarihte başka mal teslimatlarının yapılıp yapılmadığının araştırılması, ayrıca, bu tür nakliye işlerinde bu gibi hallerde mutat uygulamanın ne olduğu (teslimat depolarının kapalı olması halinde depo sahasına aracı park etme, burada bekleme vb. uygulamanın olup olmadığı) hususunun tespitinden sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.