YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8823
KARAR NO : 2013/18099
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra: 11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligatın buraya yapılacağı aynı Kanunun 21/2. maddesine göre (Ek Fıkra: 11.01.2011 – 6099 S.K./5. mad.) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükümleri gözetildiğinde,
Sanığın yokluğunda verilen 06/04/2011 tarihli hükmün sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak 20.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebliğnamede ileri sürülen temyizin reddine dair ek kararın kaldırılması yönündeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Temyiz isteminin reddine dair 25.11.2011 gün ve 2008/33 esas 2011/36 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.