Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8947 E. 2012/41027 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8947
KARAR NO : 2012/41027
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın uzun yıllar özel bir bankada çalıştıktan sonra emekli olduğu, Tokat Niksar ilçesinde ikamet ettiği, olay tarihinde 2007 yılı aralık ayı sonlarına doğru Bolu iline geldiği, bir otelde kalmaya başladığı, daha önceden yeğeni olan tanık …’nın Bolu Merkez … ve … köylerinde patates alması nedeniyle sanığın da bu köylere gidip kendisini ….nın dayısı olarak tanıtıp emekli bankacı olduğundan güven telkin ettiği ve suça konu çekler karşılığında vadeli olarak patatesleri aldığı, 2008 yılı ocak ayı içerisinde sanığın söz konusu çekleri vadeli olarak düzenleyip patatesleri alıp Bolu Esas No : 2012/8947 ilinden ayrıldıktan sonra 2008 yılı şubat ayında çeklerin ödeme günü gelmeden bankaya müracaat edip çek karnelerini boş olarak kaybettiği yönünde ödemeden men talimatı verdiği, müştekilerin çekleri bankaya ibraz etmesi üzerine ödemeden men talimatı nedeniyle çeklerin ödenmediği gibi ibraz tarihinde de bankada karşılığının bulunmadığı, daha sonra yapılan icra takiplerine sanığın imzaya ve borca itiraz ettiği, sanığın başkalarına yazdırıp imzalattığı, kendisine ait suça konu sahte çekleri kullanmak suretiyle müştekileri dolandırdığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.