YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8960
KARAR NO : 2012/40319
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.06.2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılan tefhim, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki sonuç doğurmayacağı ve geçersiz bulunan bu tefhimle sanık açısından temyiz süresi de başlamayacağından, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 20/05/2010 tarihinden sonra sanık tarafından öğrenme üzerine yapılan 24/05/2010 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
25/11/2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/07/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.