Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/897 E. 2013/15186 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/897
KARAR NO : 2013/15186
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile koyması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın katılana verdiği borç para karşılığında bono aldığı, katılanın borcunu peyderpey havale yoluyla ödemesine rağmen sanığın senetleri iade etmeyip icra takibine konu etmek suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda, mahkemece ibraz olunan banka ve PTT havaleleri itibarı ile senet bedellerinin ödendiği ve suçun sübut bulduğu kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de sanığın aşamalardaki beyanlarında katılanın kendisine daha evvelden borcu bulunduğunu, ödemelerin de bu borca karşılık olmak üzere yapıldığını, dekontlarda ödemenin hangi borç için yapıldığının yazılmamasının da bu duruma delalet ettiğini belirttiği, mahkemece dosya arasında mevcut ödemeye ilişkin dekontların senet borcunu karşılayıp karşılamadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan soyut kabul ile suçun sübut bulduğunun belirtildiği, taraflar arasında anlaşmazlık konusu olayla ilgili olarak … 3.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış menfi tespit davası bulunduğu ve halen derdest olduğu anlaşılmakla, gerçeğin
kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; taraflar arasında alacak-borç ilişkisi bulunmakta olup, ödemenin yapıldığı savına karşılık, karşı tarafça yapılan ödemenin başka bir borç için yapıldığına ilişkin karşı sav ileri sürüldüğü, bu hususun çözümünün de ispat hukuku ile ilgili olduğu ve ticaret mahkemesinde açılmış olan davada bahsi geçen anlaşmazlığın çözülmesi gerektiğinden, … 3.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış menfi tespit davası sonucu beklenilip toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.