Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8973 E. 2012/40910 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8973
KARAR NO : 2012/40910
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Suç eşyasını kabul etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanık …’ın katılandan aldığı demir profil karşılığında bir ay vadeli olarak Halk Bankasına ait 14.350 TL bedelli sahte çeki ciro ederek verdiği, malların katılan tarafından sanık …’ın istediği adrese anlaşmalı nakliye fiması ile gönderildiği, sanık …’ın yirmi gün sonra tekrar gelerek demir profil aldığı ve …’a ait 13.900 TL bedelli sahte çeki ciro ederek verdiği, bir gün sonra nakliye firmasının önceki malların yolda başka araca nakledildiğini bildirmesi üzerine katılanın şüphelenerek çekleri araştırdığı ve sahte olduğunun anlaşıldığı, durumun polise haber verildiği ve malların sanık …’ın verdiği adrese gönderildiği, takip sonucu malların sanık …’in kısa bir süre önce kiraladığı depoya indirilirken yakalandığı, olayda sanık …’ın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, diğer sanık …’in suç eşyasının satın alınması suçlarını işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı TCK’nun 158/1-e maddesinin son fıkrası uyarınca adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.