YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9124
KARAR NO : 2013/2013
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma, Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
12.05.2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen ve sanığın Avukat olması nedeniyle soruşturma izninin talep edildiği tarih ile kovuşturma izninin verildiği tarih arasında duran süreler de dikkate alınarak 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihinin 27.07.2005 olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Aynı konu ile ilgili hakkındaki soruşturma dosyası ayrılarak İstanbul 4.Asliye Ceza Mahkemesinde dolandırıcılık suçundan 2008/521 Esas sayılı dosya ile dava açılan …‘ın dava dosyasının akıbetinin araştırılarak, sonuçlanmış ise aralarındaki fiili bağlantı gözetilerek evrakların birer suretinin alınıp dosya içerisine konulması, kira ödemelerinin …’a yapıldığının sanık ve tanıklar tarafından beyan edilmesi karşısında; banka hesap hareketlerinin incelenebilmesi için suç tarihlerini kapsayan hesap bilgilerinin … için ilgili bankalardan istenmesi, şikayetçi ve işyeri kiracıları olan tanıklar … ile …’tan hangi tarihlerde nasıl ödeme yaptıklarını gösterir, kira bedellerinin ödenmesi ile ilgili var ise banka dekontları makbuz ve tüm belgelerin sunulmasının istenmesi sonucun da, tayin edilecek mali müşavir bilirkişi aracılığı ile şikayetçinin zararının ayrıntılı olarak tespiti yapılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik incelemeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.