YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9261
KARAR NO : 2013/18064
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, katılanlara ait … … köyü 3054 ada 1 parselde tapuya kayıtlı 463 m2 arsayı yasal olmayan yollardan elde
edebilmek için kimin oluşturduğu belirlenemeyen ancak sahte olduğu anlaşılan … 1. İcra Müdürlüğünün 15.12.2005 tarih ve 2005/6718 sayılı yazısı ile katılanların kendisine 37.500 TL borçlu olduğu belirtilerek söz konusu gayrimenkulun kayıtlarına haciz konulmasına karar verildiğine ilişkin yazıyı, yine sahte olduğu anlaşılan 20.01.2006 tarih ve 2005/6718 sayılı … Tapu müdürlüğüne hitaben fotoğrafının da bulunduğu yazı ile söz konusu arsanın tapu kaydına satışa arz şerhinin işlenmesinin karar verildiği belirtilerek karar gereğinin yapılmasının istendiği yazıyı, son olarak sahte olduğu anlaşılan 08.03.2006 tarih ve 2005/6718 sayılı yazı ile söz konusu arsanın ihale yolu ile kendisine satışının yapıldığı, ihalenin kesinleştiği, ve arsanın adına tescilinin yapılmasının istendiği yazıları müzekerelerde yazan tarihler de … Tapu Müdürlüğüne vererek katılanlara ait arsayı kendi adına tescil ettirip aynı gün arsayı 150.000 Dolar karşılığında … aracılığı ile …sattığı, söz konusu işlemlerin yürütüldüğü … İcra Müdürlüğünün 2005/6718 sayılı takip dosyasının taraflarının başka olduğu gibi asıl dosyanın da kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ceza tayin edilirken 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.