Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9307 E. 2014/3088 K. 19.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9307
KARAR NO : 2014/3088
KARAR TARİHİ : 19.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın satmak için otopazara götürdüğü aracına alıcı olan sanığın, 13.000 TL peşin ödeyeceğini söylemesi üzerine katılan ile anlaştıkları, katılanın sanığa aracı başkasına satmak üzere kendi adına satış yetkisini içeren vekaletnameyi 29.05.2006 tarihinde düzenlettiği, ancak aracın bedelini ödememesi nedeniyle vekaletnameyi sanığa teslim etmediği, ertesi gün acil ihtiyacı olduğunu söyleyerek emaneten aracı alan sanığın notere de gidip vekaleti kaybettiğini söyleyerek suretini çıkarttıktan sonra aracı …’ya sattığının anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi ile dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sanık aleyhine temyiz istemi bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır..
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.