Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9365 E. 2014/2727 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9365
KARAR NO : 2014/2727
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/16873
MAHKEMESİ : Üsküdar (Kapatılan) 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/07/2009
NUMARASI : 2009/163 (E) ve 2009/378 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre karşılıksız yararlanma), resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, fiilen kendisi tarafından kullanılan fakat resmi olarak müşteki D.. T..’a ait olan.. plaka sayılı Mazda marka araca, başka bir araca ait olan 42 AHH 91 sayılı plakayı takmak suretiyle Boğaziçi köprüsü, F.. S.. M..K.. ve İstanbul Ankara otoyolu gişelerinden geçtiği ve bu geçişlerde ücret ödemediği, böylece sanığın K.. M..’ne karşı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sahtecilik yapılırken Emniyet Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan plakanın kullanılmış olması ve kamu kurumu olan K.. M..’nün zararına suç işlenmiş olması karşısında, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e,d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun zararına ve kamu kurumunun araç olarak kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.