Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9382 E. 2014/2746 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9382
KARAR NO : 2014/2746
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Belirlenen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken, sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yazılmamış ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Fas uyruklu olan şikayetçinin Türkiye’ye gelip Aksaray’da bir otelde kalıp … İnternet Kafe isimli işyerine gidip gelmeye başladığı, sanığın şikayetçi ile karşılaşarak İngilizce bildiği için sohbet ortamı yaratıp samimiyet oluşturduğu, kendisini kafenin sahibi … olarak tanıttığı, tanıştıktan birkaç gün sonra şikayetçiye dizüstü bilgisayar almak isterse yardımcı olabileceğini, bunun için 300 Euro para lazım olduğunu söylediği, şikayetçinin bunu kabul ederek önce 200 Euro, daha sonra da 100 Euro parayı sanığa verdiği, sanığın, bilgisayarın evde olduğunu ve dilinin Türkçe olması nedeniyle ayarlarını değiştirerek şikayetçiye teslim edeceğini söyleyerek uzun süre onu oyaladığı, bu arada şikayetçiye İngiltere’de akrabaları olduğunu, isterse kendisini İngiltere’ye gönderebileceğini, burada iş veya bir okul bulabileceğini, bunun için vize ücreti olarak 500 Euro gerektiğini söylediği, şikayetçinin buna inanarak bu parayı da sanığa verdiği, sanığın bu kez vize için uçak bileti gerektiğini, bunun da 400 Euro olduğunu söyleyerek bu parayı da şikayetçiden aldığı, şikayetçiyi inandırmak için uçak bileti için rezervasyon yaptırdığı, ayrıca şikayetçinin, kullanmak için yurt dışından getirdiği cep telefonunu kullanıma açtırıp iade edeceğini söyleyerek almasına rağmen geri getirmediği, daha sonra şikayetçiyi sürekli oyalamaya başladığı, en sonunda şikayetçi internet kafeye gittiğinde kapanmış olduğunu ve Konsolosluk’ta herhangi bir işlem yapılmadığını gördüğü, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, şikayetçi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.