YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9399
KARAR NO : 2014/2765
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/57367
MAHKEMESİ : Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2009
NUMARASI : 2007/647 (E) ve 2009/334 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın evde otururken kapının zili çaldığı, dışarı baktığında sanığı gördüğü, sanığın para topladıklarını söylediği, katılanın “Size verecek param yok” dediği, bunun üzerine sanığın “o zaman susadık bir bardak su ver” dediği, katılanın kapıyı açtığı, katılanın şüpheliye su verdiği, sanığın katılana bir bardak daha su ver senin için dua okuyum dediği, katılanın sanığa tekrar su verdiği, sanığın bardaktaki suya bakarak “Sizin dışarda çocuğunuz var, altın görünüyor, altına dua yapayımda bela uzaklaşsın, namaz kılın dua yapalım” dediği, katılanın “Evde altınım yok” dediği, ancak sanığın inanmayarak “Bana yalan söyleme, melekler gösteriyor” dediği, bunun üzerine katılanın kolunda takılı bulunan bilezik, üç adet yüzük, küpe, üzerinde ismi yazılı tokası bulunan zincir ve odada kutuda bulunan bileklikle gerdanlığı getirdiği, sanığın “Bana altınları ver, mendilin içine bağlayım, dua edeceğim, sen bana güven, melekler böyle söylüyor” dediği ve altınları mendile bağlayarak montun altına koyduğu, katılana “Sen güven, bak inanmıyorsan mont burada dursun” diyerek montu katılanın yanına bıraktığı, daha sonra katılana “Yedi tane taş topla, bak altın montun arasında, benimle gel” dediği ve birlikte evden çıktıkları, burada sanığın katılana “Gördün mü, hiçbir şeyi ellemedim, sen yedi tane taşı topla, ondan sonra evine çık” dediği, katılanın taşları toplayarak evine çıktığı, montu alıp salladığı, ancak montun içinde altının bulunmadığı, hemen evden çıkarak çevreyi araştırdığı ancak sanığı bulamadığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.