Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9411 E. 2012/42254 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9411
KARAR NO : 2012/42254
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
CMK’nun 231.maddesinin (8) numaralı fıkrasının son cümlesine göre, sanık hakkında denetime tabi tutularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tarihten hükmün açıklandığı tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı da nazara alınarak yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;katılan …Ş isimli şirkette satış elemanı olarak çalışan sanığın, muhtelif tarihlerde katılan şirketin müşterilerine mal verdiği ve karşılığında aldığı para ve çekleri katılan şirkete vermeyerek mal edindiği olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan …Ş isimli şirkette satış elemanı olarak çalışan sanığın, muhtelif tarihlerde katılan şirketin müşterilerine mal verdiği ve karşılığında aldığı para ve çekleri katılan şirkete vermeyerek mal edinmesi eylemi dosya içeriğinde toplanan mevcut delillere ve oluşa göre subuta erdiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.