Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9424 E. 2013/18058 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9424
KARAR NO : 2013/18058
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli olandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.
Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir. Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinde; Tacir, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir. Ticaret şirketleri,aynı yasanın 124. maddesinde, Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu Kanunda, kollektif ile
komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Buna göre; Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir. Bu suçun oluşabilmesi için,Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanıklar … ile …’in … Petrol isimli şirketin yetkilileri, sanıklar …, … ile …’nun ise … Enerji şirketinin yetkilileri oldukları, sanık …’ın ise sanık …’e ait taşınmazı suç tarihlerinde satın alan şahıs olduğu, … Petrol şirketinin katılan şirketin sözleşmeli akaryakıt bayisi olduğu, bu bayilik sözleşmesi gereğince katılan şirketten almış olduğu akaryakıt karşılığı şirkete keşide tarihleri 19/01/2009-02/02/2009 tarihli arasında değişen yaklaşık 8.000.000 TL tutarında 29 adet çek verdiği ancak tüm çeklerin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibrazlarında karşılıklarının bulunmadığı; katılan şirket tarafından adı geçen … Petrol ve yetkilileri hakkında başlatılan icra takibinin haciz işlemlerinde haczi kabil herhangi bir menkul ve gayri menkulün bulunmadığı gibi haciz işlemlerinin yapıldığı adreslerde … Petrol şirketinin faaliyet göstermediği, … Enerji şirketinin faaliyet gösterdiği, katılan şirketin adı geçen borçlu şirket olan … Petrol hakkında henüz icra takibi başlatmadan … Petrol tarafından Trabzon 3. Noterliği kanalıyla 20/01/2009 tarihinde şikayetçi şirkete ihtarname göndererek bayilik sözleşmesinin tek taraflı feshedildiğini bildirdiği, … Petrol şirketinin. hakkında icra takibi başlatılmadan önce tüm alacaklarını … Enerji ve Mak. San. Müh. Hizm. Tic. A.Ş.’ye devrettiği, borçlarını ise kendi üzerinde bıraktığı, … Petrol şirketnin yetkilisi olan sanık …’in ise 522 ada 10 parsel nolu taşınmazını hakkında icra takibi başlatılmadan kısa bir süre önce 28/12/2008 tarihinde sanık …’a sattığı, bu şekilde şirket yöneticisi ve şirket adına hareket eden sanıkların eylemlerinin ticari
faaliyetleri sırasında gerçekleşen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda, söz konusu çeklerin borcun doğumundan önce teminat olarak katılan şirkete miktar ve tarih hanesi boş olarak verilip çeklerin borcun ödenmemesi üzerine katılan tarafından miktar ve tarih hanesi doldurularak takibe konduğu, bu yönüyle borcun doğumu sırasında sanıkların kandırıcı nitelikte hiç bir davranışlarının bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki mahiyette olup suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.