Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/965 E. 2013/14935 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/965
KARAR NO : 2013/14935
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın talebi üzerinde mahkemece duruşmadan bağışık tutulmasına karar verildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın şikayetçinin dükkanına komşu olan ve şikayetçinin de almak istediği dükkanı mülk sahibi Mustafa ile pazarlık yaparak satın alma hususunda anlaştığı, ancak herhangi bir ödeme yapmadığı, mülk sahibi ile birlikte dükkana bakmaya gittikleri, satılık levhasını söktüğü ve çevrede dükkanı yeni satın alan kişi intiba bıraktığı, şikayetçinin bu dükkanı satın almak istediğini öğrenip şikayetçiye dükkanı satabileceğini söylediği, şikayetçiden dükkanı satma karşılığında 5000 dolar kaparo alıp bu husus da yazılı sözleşme yaptığı ve kaparoyu alıp gittikten sonra sanığa bir daha ulaşılamadığı olayda, dolandırıcılık suçunun
oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün “günlüğü takdiren 20 TL’den” ibaresinden önce gelmek suretiyle “5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddeleri uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.