YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9724
KARAR NO : 2014/3319
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ile …’ın, mağdura ait … plakalı araca talip olduklarını belirterek Ankara Ostim araba pazarında anlaştıkları, sanık …’ın satım bedelini altın olarak vermeye teklif ettiği, ancak mağdurun bu şekilde ödemeyi kabul etmediği, bunun üzerine Orhan’ın suça konu arabayı ablasına alacağını bu sebeple de Isparta’da ödeme yapabileceğini söylediği, kızının Isparta ilinde okuması nedeniyle ödemenin orada yapılması teklifini kabul eden mağdurun yanında tanıklar … ve … olduğu halde sanıklarla birlikte yola çıktıkları, Sandıklı ilçesine geldiklerinde sanıkların “Isparta’da noterler yoğun olur, arabanın satışını Sandıklı’da yapalım” demeleri üzerine otomobil hakkında Sandıklı Noterliği’nde yapılan 24.03.2008 tarih ve 2834 yevmiye no’lu sözleşmeyle satım işleminin gerçekleştirildiği, buradan Isparta’ya devam ettikleri, sanık …’in Isparta ili Gümüşgün köyüne gittiklerinde …’in, babasının yakın köyde oturduğunu, babasından para alarak geleceğini söyleyerek suça konu otomobili mağdurdan alarak yanlarından ayrıldığı, Hüseyin’in geri dönmemesi üzerine onu aramalarına rağmen kendilerine çeşitli bahaneler uydurarak geri dönmediği, mağdurun bu duruma tepki göstermesi üzerine sanık …’ın senet vermeyi teklif ettiği ve mağdura tanzim tarihi olmayan ve bu sebeple de kambiyo senedi niteliğini taşımayan 22.000,00TL’lik senedi verdiği, sanık … ve mağdurun bu şekilde ayrıldıkları, paranın akşam 20.00‘a kadar ödeneceğinin söylenmesine rağmen mağdurun, sanıklar tarafından devamlı surette oyalandığı, bu süreçte araç üzerine “Satılamaz- devredilemez” şerhinin konulması ve bu hususun sanıklar tarafında da öğrenilmesi üzerine aracı başka bir kişiye devredemeyeceklerini anlayan sanıkların, aracı mağdura geri verdikleri anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.