YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9787
KARAR NO : 2013/20523
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın Düzce Kalıcı Konutlar Güzelbahçe Mahallesi 10. Cadde 88 Ada E: 2 ısı merkezinin yöneticiliğini 2002 yılından 2005 yılı Ekim ayına kadar yürüttüğü, yöneticiliğini hane sahipleri ile aralarında kurulu bulunan sözleşme ve ücret mukabilinde yürüttüğü, suç tarihinden sonra yönetici olarak katılanlar … ve …’ün seçildikleri, sanığın yeni yönetime teslim ettiği ısı merkezi defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda yaptığı gelir tahsilâtları ile harcamaları arasında 6.480.15 TL’lik farkın olduğu, sanığın bu miktar parayı mal edindiğinin iddia edildiği somut olayda; akademisyenlerden kurulu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve tüm bilirkişi raporlarını kapsayacak şekilde oluşturulan dosya muhteviyatı ile uyumlu 30.04.2008 tarihli bilirkişi raporu ile katılanların sadece Yamaklar isimli şirketten alınan kömür bedellerinin ödenmediği gerekçesi ile kendilerine başvurulduğunu beyan etmeleri, bu şirkete ait ödemelere yönelik olarak alınan 17.04.2009 tarihli ek bilirkişi raporu kapsamına göre de sanığın ibraz ettiği defterler incelendiğinde 1000,00 TL açığın bulunduğu ancak bu farkın da sanığın … dekontu ile Yamakların ortağı Yıldıray Yıldırım adına hesaptan virman yapmasından kaynaklandığının, bunun da dikkate alınması sonucu kayıtlarda bir uyumsuzluk olmadığını, sanığın her ne kadar gider pusulalarını işletme defterinde işlemiş
ise de tamamını gider göstermediğini, herhangi bir zimmetin bulunmadığını beyan edilmesi karşısında alınan malların bedelinin ödenmesine rağmen usulüne uygun faturalandırılmamış olmalarının sanığın siteye ait parayı kendisine mal edindiğini göstermeyeceği, gerçekte toplanan gelirler ile giderler arasındaki 395,52 TL paranın toplanan paraların miktarı gözetildiğinde kayıtlarda gösterilmemesinin yapılan bir hatadan kaynaklanabileceği, bu durumun sanığın suç kastını ortaya koymayacağı gözetilerek sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanunun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme, “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 575,00 TL vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.